Ana sayfa | Haberim Var | 400 bin tane okaliptüs ağacı yok olacak!
 
 
Yazı boyutu: Decrease font Enlarge font
image

400 bin tane okaliptüs ağacı yok olacak!

Geçen aylarda Hatay ilimizde yapılan "Amik Ovası'nın Ekolojik Dengesi ve Okaliptüs Türlerinin Önemi" konulu panelde ortaya çıkan sonuçlara bir göz atalım. Durumun vahametini göremeyen insanın kendi eliyle yaptığı yıkımın neye mal olabileceğini anlayalım.

Bir Profesörümüzün tespiti şudur: "Bir dönem sulak alanların kurutularak yeni tarım alanları kazanma düşüncesi bağlamında ovanın can suyu olan Amik Gölü kurutuldu. Kurutma uğraşında Amik Ovasına 400 bin adetten fazla Okaliptüs ağacı dikildi. Amik Ovasının tarım alanlarını okaliptüs ağaçlarından kurtarmalıyız.

Bir Yardımcı Doçent Doktorumuzun tespiti şudur. Amik Ovası'na okaliptüs ağacının dikilmesinin tek amacının sıtma hastalığına karşı bataklıkların kurutulmasını sağlamak olduğunu belirterek, "1970'li yıllarda Amik Gölü'nün kurutulmasının ardından oluşan bataklıklara, sıtma hastalığının oluşmasını önlemek amacıyla okaliptüs ağaçları dikilerek, ormanlık alanlar oluşturuldu.

a)Okaliptüs ağaçları suyumuzu içer duruma gelmiştir. Orta büyüklükte bir okaliptüs ağacı yıllık ortalama 250-400 ton arasında su içmektedir. Amik ovasının yüzey ve yer altı sularını yok ediyor. Uzun süreçte çöl olmasını sağlayacaktır. Deniyor.

b)Amik Ovasında kaçak ve ruhsatlı derin kuyu pompaları ile okaliptüsler her geçen gün yer altı sularını daha derine itiyor.

c)Tarımsal üretimin sürdürülmesi için Amik Ovası yer altı suyunun korunması ve tarım alanlarındaki sulak yerlerden Okaliptüsler amik ovasından sökülmelidir.

d) Amik Ovasının tarım alanlarını okaliptüs ağaçlarından kurtarmalıyız. Okaliptüs ağaçları kayalık alanlara ve çölleşen kumullara dikilmelidir.

Görülmeyen Tespitler:
1-Araba yıkma yerlerinde harcanan tonlarca suyu düşünmez misiniz. Bu su nereye gidiyor?
2-Yanlış yapılan sulama şekilleri konusunda çiftçilerimizin bilinçlendirilmesi ve yeni sulama düzenlemeleri konusunda çalışmayı hiç düşünmeyecek misiniz? Şimdiye kadar yapılan yanlış sulamalarda giden suyun hesabını kim verecek?
3-Amik Ovasında ekimi yapılacak-yapılan tarım ürünlerinin çevrenin ekolojik dengesinde yaratacak dengesizliğin faturasını ne yapacağız. Ne zaman bunu düşüneceğiz?
4- Resmi binaların, özel sektöre ait fabrikaların, insanlarımızın oturduğu site-binalarının bahçelerinde, yine otel ve eğlence yerlerinin bahçesinde, kurulan kurulacak golf sahaları-çim alanlarında yapılan sulamalarda harcanan suyun faturasını ne olarak düşüneceğiz?
5- Artezyen ve derin kuyu pompalarından yüzeye çıkarılan bilinçsiz su harcamalarını ne yapacağız?

Çölleşme olacak deniyor. Ağaçlar kesildiği vakit çölleşmenin hızlanacağını düşünen yok. Doğal su çevriminde yağmuru çeken orman değil midir. Ağaç olmayınca yağmuru ne çekecek. Ama bunu bile gören yok. Biz ne yapıyoruz ağaçları kesip yeraltından suyun geleceğini çıkacağını hesaplıyoruz. Nasıl mantık ama. Yemede yanında yat.
Varsa yoksa suçlu aramak oda bulundu ya tek suçlu güzelim Okaliptuslar. Dilleri yok anlatsınlar. Ayakları yok çekip gitsinler. Elleri yok size yardım etsinler. Zavallı ağaçlar. Onları oraya getiren kim insan, şimdi kesecek yok edecek veya söküp götürecek kim insan. Suçlu kim Okaliptuslar. Bilimselliğin yobaz düşüncesi düz mantığın ilerleyen zalimliği. Kurulan düzenin çürümüşlüğü kokuşmuşluğu.. Bilimselliği tartışılır mesnetsiz raporlarla bu katliama izin vermek hangi insan düşüncesinin yüceliğine sığar. Doğanın dengesine güvenmeyen insanoğlunun kendi bencilliğiyle yapmaya kalktığı düzenin yıkım getirdiğinin ülkemizdeki basit ve açık bir örneği. Kimsede çıkıp yanlış demiyor.
Profesörümüz ve doçentimiz idama mahkum ettikleri tek suçlu olarak OKALİPTUS ağaçlarını buldular. Bu ağaçlar emdiği fazla suyu terleme yoluyla yine havaya verirler.(Bakınız.Su çevrimi.)Diyorlar ki "Okaliptüslerin suyumuzu içmesine izin verirsek tarımsal zenginliğimizi yok etmiş olacağız". Sökün gitsin. kesin gitsin. Yok edin gitsin diyorlar. Bu düşünceler üstüne inşaa ettiklerini gerçek diye dayatıyorlar. Paneller yapıyorlar. Menfaati olanlarda paraya odaklanmış alkışlıyorlar.

Kim ölçmüş bu ağacın yılda 250 ton su harcadığını? Hiç kimse ölçmemiş. Biri bir yalan uydurmuş, herkes de bu yalanı alıp tekrarlayıp durmuş. Bilim adamı kaynağı güvenilir olan bilgi kullanır. Hatta daha iyi bilim adamları gidip kendi araştırır. Ölçer, dener, sonucu kendi gözüyle görür sonra çıkar ortalıkta konuşur. Okaliptus ağaçlarının yılda 250 ton su tükettiklerinin bilimsel ispatı yoktur. Bizim profesörlerimiz bu deneyi yaptı mı? Hayır?
KOCA BİR YALAN. AMA YALANI GÖREN YOK. BURADA TEK SUÇLU İNSAN. İNSANIMIZ. AMA ANLAYAN YOK. BAKIYORUZ İNSAN ARIYORUZ. BU TOPRAKLARDA İNSAN KAYIP. SEVGİ, KORUMAK, YAŞATMAK VE GELİŞTİRMEK KAYIP. FAKAT YOK ETMEK, YIKMAK VE PARÇALAMAK BURADA HER TARAFI SARMIŞ İLERLİYOR. SÖKÜLMELİDİR DİYOR. GERÇEKTEN BU AĞAÇLAR SÖKÜLECEK Mİ KESİLECEK Mİ?

Nikaragu'da Okaliptusları bir yalan uğruna sizler gibi yok etmek istedi yok ettiler. Kim inandırdı onları? Kesilen yerlere pamuk ekildi. Pamuk, evet pamuk size birşey hatırlatıyor mu? Pamuk ekilen yerlerde toprak verimi yok oldu. Daha sonra su kıtlığı baş gösterdi. Ülke sonra ne olduysa gerçeği gördü. Var gücüyle okaliptus ağaçlarını çoğaltmaya başladı. Toprak yeniden canlandı. Okaliptuslar hem kereste olarak hemde bal, ilaç ve daha bir çok alanda ticari değeri olan bir ağaçtır. Bununla ilgili metnin yazısı İngilizce olarak elimizdedir. İsteyenlere ulaştırabilirim. Ayrıca web adresi de buradadır.. (http://www.envio.org.ni/articulo/1812) Okaliptus ağaçlarını sivrisinekler ve keneler hiç sevmez. Ağacın yaydığı koku bu hayvanları uzak tutar.


Bir zamanlar buraları sularla kaplı bataklıktı. İnsanlar bataklığı kurutmak için buralara Okaliptus ağaçları diktiler. Şimdi sular azaldı su bitti çöl oluşuyor diyerekten Okaliptus ağaçlarını ortadan kaldıracaklar. Dile kolay 40 yıllık 400.000 adet ağaç sökülüp başka yere taşınacak kim inanır buna. Peki parası ne olacak. Çok Affedersiniz biz mayınlarımızı temizlemeye para bulamıyoruz bu ağaçlara mı para bulacağız. Güldürmeyin.

BU YIKIMI KABUL ETMİYORUM. BU YIKIMI ONAYLAMIYORUM. BU YOK EDİŞİ YANLIŞ BULUYORUM. BU YANLIŞTAN DÖNELİM.
Kendini unutan insan oğlu bencilliğine esir olmuşta sözde gölü kurtaracağım diye ağaçları yok edecek. Hani bir şarkımız vardır. Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönmeli yurdumda. Galiba biz bu şarkıyı unuttuk.
Yıkım şarkısını çalıyoruz. Bilmem nereye kadar böyle devam eder. İlgililere duyurulur.

Fener alıp OKALİPTUS ağaçlarını koruyacak insan arıyoruz. Bize katılmaz mısınız.

* Bu haberi bize gönderen okuyucumuz kimliğinin gizli tutulmasını istemiştir.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Haberi Yazdır

Yorum akışlarına abone olun Yorumlar (5 gönderen):

Murat ALKAN 24 / 10 / 2009 :: 00:21:13
avatar
Yazandan hayırlar olsun. Toprağın gerçek sahibi ağaçlardır. Ormanları hangi mahluk yok ediyor biliyormusunuz. Çöllerin oluşma sebebinin ağaçlar olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Nerede ağaç katliamı varsa orada insanın hesapsız işleri vardır. Her yerde alenen görülen örnek, orman yangınları. Senelerce o yanan yerler boş kalacak. Bir ağaç hiç kolay yetişmiyor. Yoketmek ise çok kolay oluyor.
Bugünün insanları beton ormanlarında kaybolmuştur. Kendini unutmuştur.
Olumlu Olumsuz
0
NURİ 20 / 10 / 2009 :: 12:47:56
avatar
Amik ovası çöle dönüştüğünde bakalım neyi savunacaksınız??? o savunduğunuz okaliptuslar sizi ve toprağı kurtaracak mı ???
Olumlu Olumsuz
0
aybey 29 / 09 / 2009 :: 14:11:12
avatar
Libyayı göreniniz olmuştur,Tripoliden doğuya giderken Qarabolly ve Meselata yolunun her iki tarafıda kesintisiz okaliptus ağacıdır, bu ağaçlar tripoli havaalanı yolunda geniş koruluklara dönüşmüştür, NİYE LİBYALILAR BUNLARI KESMİYOR, Biz biliyoruz libyada su yok olan suyuda bu ağaçlaramı içiriyorlar ? O zaman ne kazanıyorlar, Atalarımız bu ağaçları bir gaye uğruna dikmişler ve o arazinin yapısını, o yörenin iklimini değiştirmişler, biz kesersek ne olacak bu işin ilminden çok yaşlılarımızın tecrübesinede kulak vermek lazım, BİZLER ! BU DÜNYAYI ÇOCUKLARIMIZA TESLİM ETMEK İÇİN ATALARIMIZDAN EMANET ALDIĞIMIZI UNUTMAYALIM, AKILLI !!! OLMAK ZORUNDAYIZ.
Olumlu Olumsuz
0
hilal 14 / 07 / 2009 :: 00:55:53
avatar
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bir sincabın Van dan akdeniz e kadar meşe ormanlarından ayağı yere değmeden daldan dala atlayarak ulaşabileceğini yazmıştır, peki ya şimdi. bir ağacın yaprağına dokunurken sonraki olaylar zincirini bilerek hareket edelim... yok olan ormanlarımızın hesabını veremeyiz. sahip çıkalım...
Olumlu Olumsuz
0
Hüseyin ERCAN 05 / 07 / 2009 :: 15:45:41
avatar
Aman dikkatli kararlar alalım. Masa başında alınan kararların cezasını bizden sonraki nesiller çekiyor. Kırk düşünelim bir yapalım.
Olumlu Olumsuz
0
toplam: 5 | görüntülenen: 1 - 5

Yorumu gönder comment

Güvenlik Kodu: